Hadiselerin Muhasebesi 1 – 66
₺260,00 Orijinal fiyat: ₺260,00.₺228,00Şu andaki fiyat: ₺228,00.
| Yayınevi | Büyük Doğu Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Necip Fazıl Kısakürek |
| Sayfa Sayısı | 296 |
| Kağıt Cinsi | 3. Hamur |
| Boyut | “12, 50 X 19, 50″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Büyük Doğu Yayınları – Hadiselerin Muhasebesi 1 – 66
İlgili ürünler
Cumhuriyet’in 100 Günü: İnkılabın Ayak Sesleri
Anadolu’ya ilk çıktığı günden başlayarak, Mustafa Kemal’in hangi engellerle karşılaştığını hiç düşündünüz mü? Erzurum Kongresi’ndeki delegelerin ona muhalefet ettiğini, Sivas Kongresi’ne yeteri kadar insanın gelmediğini biliyor muydunuz? İstanbul’da son Osmanlı meclisi toplanırken Ankara’da yapayalnız beklemek zorunda kalan bir aksiyon adamının içinde kopan fırtınaları tahmin edebilir misiniz? TBMM’nin Meclis-i Mebusan’ın devamı olduğundan haberdar mısınız? Peki ya, Milli Mücadele’nin mimarlarının nihai zaferden sonra nasıl birbirlerine düştüğünden?
İlanının üzerinden tam bir asır geçti. Ancak Cumhuriyet’in kuruluş dönemi hâlâ anlaşılmayı ve ezbere sloganlardan kurtarılmayı bekliyor. Emrah Safa Gürkan, Cumhuriyet’in dönüm noktası olan 100 günü kaleme alırken bilindik kabullerin ötesine geçiyor. En yakınındakiler tarafından defalarca yalnız bırakılan Mustafa Kemal’in 600 yıllık müesses nizamı nasıl ince bir stratejiyle tasfiye ettiğini ortaya koyuyor.
Bu kitap, yorgun bir imparatorluğun yüzlerce yıldır yapamadığını yapacak genç bir cumhuriyetin doğuşunun hikâyesi… Aksayan planların, kaygan ittifakların, saklanan niyetlerin, ama en nihayetinde tartışmasız bir zaferin öyküsü…
Emrah Safa Gürkan, Cumhuriyet'in 100 Günü - İnkılabın Ayak Sesleri ve Cumhuriyet'in 100 İsmi - Büyük Devrimin Portreleri’nde bir şeyi kesin olarak görmemizi sağlıyor: Bir büyük liderin önderliğinde genç yaşlı binlerce insanın çabasıyla yaratılan ve şimdi bir asırlık çınar gibi kök salan Türkiye Cumhuriyeti’ni var etmek, bir “mucize”den çok daha fazlasını gerektirmişti.
Ayak sesleri günbegün yaklaşan inkılapları bir bir uygulamaya koymanın vakti işte nihayet gelmiştir. Önümüzdeki yıllar harap bir ülkenin, bitap bir toplumun baş döndürücü bir hızla değişmesine, modern Türkiye’nin ortaya çıkmasına tanık olacaktır.
Emrah Safa Gürkan
Hesaplaşma – Yeditepe Yayınevi
1908-1918 arası Türkiye'nin kaderine hâkim olan İttihat ve Terakki Partisi, mensuplarının bütün iyi niyet ve vatanseverliklerine karşın, ülkenin büyük bir felakete sürüklenmesine yol açtı. İttihatçı zihniyete göre; iktidara sahip olmanın yonu darbe yapmaktan geçiyorsa bu yapılırdı. "Ya devlet başa ya kuzgun leşe" aralarında kullandıkları meşhur bir slogandı. Eski İttihatçıların bir kısmı, Cumhuriyet'ten sonra, her ne kadar güçlerini kaybetmiş olsalar da devletin başına geçme arayışı içinde oldular. Bunun yolunu da Mustafa Kemal Atatürk'e suikast yapmada aradılar. Bu olay tarihe İzmir Suikastı olarak geçti. Eski İttihatçılardan oluşan bir kesim 15 Haziran 1926 tarihinde İzmir'de Atatürk'ü öldürmeyi düşündülerse de suikast girişimi başarılı olmadı. Sonrasında ise bir hesaplaşma dönemi başladı. Bu hesaplaşmadan dönemin muhalif kesimleri önemli bir darbe aldılar. Görünen o ki bu olayda, gelişmelerden haberi olmayıp kendi köşesine çekilmiş birçok eski İttihatçı da yargılandı, bazıları da cezalandırıldı. Bu da muhtemelen, her zaman potansiyel tehlike olmanın ceremesini çekmek anlamını taşıyordu.
Kalpaklılar Kısaltılmış
Kalpaklılar, Samim Kocagöz’ün belgelere dayanarak işlediği bir destan: İşgal altındaki topraklardan Kuvayı Milliye’nin doğuşuna, cephelerdeki çarpışmalardan gerici ayaklanmalara kadar Kurtuluş Savaşı’nın, bir ulusun bağımsızlık için verdiği mücadelenin gerçek destanı.
Kalpaklılar’ın yazılışından bu yana neredeyse 70 yıl geçti.
Kurtuluşun, bağımsızlığın heyecanını günümüz boyutlarında genç kuşaklara duyumsatabilmek için “kısaltılmış” bir baskıyı hazırlamak kaçınılmaz oldu.
Yoğunlaştırılarak kısaltılmış olan Kalpaklılar’ın bu sürümünü babası Samim Kocagöz’ün sağlığında eserin tiyatro metnini birlikte hazırlamış olan oğlu Şükrü Kocagöz hiçbir olayı, hiçbir kişiyi metin dışında bırakmadan, hiçbir sözcüğü değiştirmeden, bir televizyon dizisi ritmi ve tadında yaptı.
Kısa Türkiye Tarihi 1800 2012
Avrupa'da yaşanan değişim rüzgarları... 19. yüzyılda ve 20. yüzyıl başlarında yaşanan sosyal ve ekonomik değişimlere Osmanlıların ayak uydurma çabaları; yeni bir ordu Nizam-ı Cedid, Tanzimat Fermanı ve daha nice ıslahat çalışmaları... İmparatorluğun çok-uluslu yapısı ve milliyetçilik akımıyla beraber gelen çözülme... Tüm bu gelişmelerin ardından başlatılan bir modernleşme hareketi ve Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra Osmanlıların küllerinden doğan yeni bir "Türk" ulusu ve Milli Mücadele'nin getirdiği Cumhuriyet...
Cumhuriyet'le birlikte literatürümüze giren demokrasi ve laiklik kavramları, çalkantılı seçim dönemleri, Tek Parti döneminin ardından gelen Çok Partili Hayata Geçiş sürecinde ortaya çıkan muhalefet partileri, yeni anayasalar ve seçimlerle örülü bir Türk demokrasi tarihi ve iki askeri darbe, üç muhtıra, yedi darbe girişiminden oluşan bir Kısa Türkiye Tarihi okuması...
Hepsi Prof. Dr. Kemal H. Karpat'ın değerli kaleminden!
Kuvayı Milliye Defteri
Ceyhun Atuf Kansu’nun Kuvayı Milliye Defteri adlı kitabı, I. Dünya Savaşı’ndan sonra Anadolu’yu ele geçirmeye çalışan işgal ordularına ve hal¬kından uzaklaşmış, ülke toprağını gözden çıkarmış Osmanlı sarayına karşı bir başkaldırının, örgütlü bir direnişin; bağımsızlık, özgürlük adına gerçek¬leştirilmiş olan onurlu bir halk eyleminin, ulusal bir kurtuluş savaşının sı¬cak, kapsamlı, yürekleri tutuşturan şiirsel öyküsüdür.
Bizleri toplumsal belleğimizin güneşli avlusunda, ortak bir yurttaşlık bilincinde buluşturan bu kitap, Cumhuriyet’in 100. yılı için okurlara arma¬ğan edilmiştir.
Türk Dış Politikası Tarihi
Türk Dış Politikası’nda En Hassas Meseleler…
“Ortadoğu Türkiye’nin güneyinde çok geniş bir bölgeyi teşkil etmektedir ve bu bölgedeki kuvvet münasebetleri Türkiye’nin kaderini daima yakından ilgilendirecektir. Bin netice Türkiye’nin bölgede barışın korunmasında tanzim edici role ve saldırganlığa karşı da caydırıcılığa sahip olması ve bütün bunları yapabilecek güçte bulunması, daima Arap dünyasının menfaatine olacaktır.”
Prof. Dr. Fahir Armaoğlu
Siyasi tarih araştırmalarının duayeni, ardından bıraktığı eserlerle yeni araştırma konuları için ilham veren Prof. Dr. Fahir Armaoğlu, Türk Dış Politikası Tarihi’nde yakın tarihimizin en önemli meselelerini aydınlatıyor. Armaoğlu’nun dış politikamıza dair araştırmalarını bir araya getiren bu kitap, Cumhuriyet’ten 1980 sonrasına dek çok kritik meselelere temas ediyor, çarpıcı yorumlar sunuyor.
Atatürk’ün dış politika prensiplerinin üzerine titizlikle eğilerek başlayan kitap, Çanakkale Muharebeleri ve Milli Mücadele döneminde Rusya ile olan ilişkilerimizi analiz ediyor. Ardından II. Dünya Savaşı’ndaki denge politikamız ve dönemin en çok konuşulan ülkelerinden Hitler Almanyası ile 1933-1941 yılları arasındaki ilişkilerimizi sorguluyor.
Türkiye’nin geçmişten günümüze en yoğun ilişkilerinin olduğu Ortadoğu, Armaoğlu’nun bu eserinde büyük bir yer tutuyor. Arap Dünyası’nın geçmişi ve yakın dönemin İslâmî akımlarına kadar İran ve Suudi Arabistan gibi ülkelerle olan irtibatımıza Armaoğlu çok önemli yorumlar getiriyor.
Dünüyle, bugünüyle, yarınıyla Türkiye ve Batı Dünyası arasındaki ilişkiye dair araştırmalarla süren kitap 1982’de Türk Dış Politikası, Amerikan-Rus Dosyası ve Avrupa politikasında Polonya ile son buluyor. Türk Dış Politikası Tarihi; siyasi tarih okumaları yapmayı seven herkese hitap eden bir referans kitap…

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.