Mektubat – 63
₺215,00 Orijinal fiyat: ₺215,00.₺178,00Şu andaki fiyat: ₺178,00.
| Yayınevi | Büyük Doğu Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Necip Fazıl Kısakürek |
| Sayfa Sayısı | 256 |
| Kağıt Cinsi | 3. Hamur |
| Baskı Yılı | 2005 |
| Boyut | “12, 50 X 19, 50″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Büyük Doğu Yayınları – Mektubat – 63
İlgili ürünler
Çare
Hayat birbirinden ilginç ve ibretli olaylarla doludur. Yeni Bir Hayat, tecrübeli bir eğitimcinin karşılaştığı birbirinden güzel ve ders yüklü olayları anlatıyor. Şu karmakarışık dünyada, kendisine bir çıkış yolu bulmuş ve "yeni bir hayat"a başlamış insanların huzur dolu dünyalarını işleyen yazar, henüz ümitlerin bitmediğini, çarelerin tükenmediğini ve keşfedilecek nice cevherin bulunduğunu gösteriyor. Kitapta, başıboş bir genç iken doğru yolu bularak imrenilecek bir hayat yaşayan Düzceli Mehmet’in şehit oluşundan başlayarak Kıbrıs Savaşında pilotumuza yol gösteren Mahzenli Ali Efendi’ye kadar heyecan verici, yaşanmış hayat hikâyeleri bulunuyor. Bu gerçek hikâyeleri, defalarca okuyacak, bıkmayacaksınız
Gülistan – Kapı Yayınları
Sadi, hikmetli öğütler ve unutulmaz ibretler içeren hikâye geleneğimizin zirve isimlerinden biri. Sadî’nin Gülistan adlı bu eseri, birbirinden çarpıcı hikâyeler ve ilgi çekici karakterlerle dolu.
Yazar okurunu bazen çöllerde, bazen şehirlerde gezdirir. Bazen bir öğrenci bazen de bir tacirle tanıştırır. Ama eser bütün gücünü çarpıcılıktan ve ilginçlikten değil, hikâyelerin derinlerinde yatan alt metinlerden ve anlamlardan alır. Gülistan, özellikle Doğu’da ama bütün dünyada çok beğenilmiş, yüzyıllardır okunmuş ve okutulmuş, böylece bir başucu kitabı haline gelmiştir. Bugünden geçmişe bakıldığında Gülistan, tartışmasız Doğu edebiyat birikiminin en başlarında yer alan birkaç klasikten biri…
Hacı Bektaş
Kendimi Buldum
Ünlü bir ateistin ve marksistin "dönüşü"nü konu alan ve İslamla kucaklaşmasını anlatan Kendini Arayan Adam isimli kitabımız, okuyuculardan büyük ilgi gördü. Kitabı okuyanlar, gerek kitapla ilgili görüşlerini, gerekse kendileri üzerinde bıraktığı olumlu etkiyi telefonla, faksla ve mektupla ifade etmişlerdi. Mektuplar, kitaptaki hakikatlerden nasıl etkilendiklerini, hayatlarının nasıl değiştiğini büyük bir coşkuyla dile getirmektedir. Hayatın gerçeklerini ve içinizdeki kendinizi, Kendimi Buldum’la aramanız daha kolay olacaktır.
Kendini Bulan Kadın
Kerbela Hz Hüseyin
Zulüm gücü elinde bulunduranın yaratılanlara haksızlık etme hakkını kendinde görmesidir. Alnı secdeye değip de yüreği adalete değmeyenlere inat, dilinden zikir düşmeyip de eliyle saltanat kuranlara rağmen Muhammedî duruş gösterip mazlumların sesi, güvenci olmanın yiğitlik meydanıdır Kerbela.
Bugün Kerbela’yı doğru okuyamadığımız meseleyi bir halifelik ısrarı diye anladığımız için imanımız kısır kalmıştır. Hz. Muhammed’i (sav), Ali’nin (kv) yolunu ve Hüseyin’in (ra) direnişini derinden anlayamadığımızdandır ki…
Allah’a kullukta “sloganca bir aşkımız” var ama “şuurumuz” yok. Tüm yaratılanlara muhabbetimiz var ama samimiyetimiz kalmamıştır.
İki türlü kıyam vardır: İbadetin ve imanın kıyamı. Namazda Allah’a aşkımızdan kıyam ederiz, imanda kıyam ise Allah düşmanlarına, Allah’ın emaneti kullarına zulüm gösterenlere karşı ölümüne karşı durmaktır. Velev ki haksızlığı yapan kendisini “Ben Müslümanım” diye tanıtsa dahi.
Kıyamet U – İşaret I
İnsan... İnsan arayış demektir. Yolcu demektir... “Çokluğunu” bulmak için “yokluğunu” arar bu hayat yolculuğunda... Ve o, tüm hayatı boyunca hayallerini dışarıda zannederken karşılaştığı acılarda da aldığı yaralarda da başka bir istikamete değil aslında hakiki kendine, “öz”üne yolculuk ettiğini fark eder bir gün. Hayallerinin, özlemlerinin ve herkesin peşinde olduğu Kafdağı’nın ardındaki o meşhur “hazine”nin izini sürerken, aslında aşılması gereken tek Kafdağı’nın kendi nefsi olduğunu fark eder. İşte bu yolda ilerlerken insan, onu bekleyen Hazinenin Sahibinin, ona “kelam”ıyla, “elçi”leriyle İşaretler bıraktığını görmeye başlar. Ve her şeyin onun için çok önceden büyük bir sevgi ve şefkatle hazırlanmış ve düşünülmüş olduğunu...
Eğer ki inşa ettikleriniz sarsılıyorsa... Eğer ki hayatınızdan vazgeçilmez sandıklarınız uzaklaşıyor, kayıp sandıklarınız artıyorsa... Bilin ki aslınıza Hicret’tesiniz; giden herkes ve her şey, sizin Hazinenin Tek Sahibİ Allah’a, kanatlanıp uçmanıza yük olan ağırlıklardır. Bırakın gitsinler... Rüzgâr ve ruh birbirine benzer. Eğer kendinizi O’nun nefesine, ruhuna bırakırsanız O size yeni kanatlar verir ve kanatlarınız altındaki rüzgâr olur. Çünkü O’nun her şeye gücü yeter...
Bedenimde nâr
Ruhumdaysa yâr var
Bana burası yeryüzü diyorlar
Oysaki her yer YÂR-yüzü
Bilmiyorlar...
Mifarim N – İşaret Iv
“Eğer günahlarından ders çıkarıp onları ‘iyiliğe’ dönüştürmeyi, hissettiğin pişmanlık ve vicdan azabının yangınında ruhunu güzelleştirme arzusu ile tekâmülünü gerçekleştirmeyi başarabilirsen, işte o zaman kişiye ‘günahkar’ denilmesinin arkasındaki ‘gizli Rahmet’i de anlarsın… Günahından ‘kar’ edene ‘günah-kar’ denir. Günah-kar günahlarından dolayı aczini görüp boyun eğmeyi, ‘yokluğu’ yaşamış; Rabb’ine karşı duyduğu utanç ile varoluş amacını gerçekleştirme peşine düşmeyi öğrenmiş, hatalarını ve isyanlarını ilahî hakikatini aşikar etmek için ‘bir dönüşüm vesilesi’ kılmış kişidir.”
Misafir’in sözleri bütün hücrelerimi adeta yakmıştı. Günah-kar… Günahlarından dolayı duyduğu “samimi” utancı ve pişmanlığıyla Rabb’inin affı ve merhameti sayesinde “kar” edip temizlenmiş, böylece de yüceltilmiş ruh… Aman Ya Rabbî! Bu ne muhteşem bir açıklamaydı…
Misafir üzüntülü bir sesle şöyle söyledi: “Allah’ı takdir edemediler… O’nun kadrini, kıymetini gereği gibi bilemediler...”
İçimi derin bir utanç kapladı... Derin bir vicdan azabı...
Usulca, “Ve ma kaderullahe hakka kadrihî...” dedim.
Gözlerime baktı: “Allah’ı takdir edemediniz…”

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.