Reşahat – 59
₺330,00 Orijinal fiyat: ₺330,00.₺273,00Şu andaki fiyat: ₺273,00.
| Yayınevi | Büyük Doğu Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Necip Fazıl Kısakürek |
| Sayfa Sayısı | 448 |
| Kağıt Cinsi | 3. Hamur |
| Baskı Yılı | 2005 |
| Boyut | “12, 50 X 19, 50″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
3 adet stokta
Büyük Doğu Yayınları – Reşahat – 59
İlgili ürünler
Avcının Notları – Hasan Ali Yücel Klasikleri 317
İvan Sergeyeviç Turgenyev (1818-1883): Avrupa’da ve ülkemizde eserleri ilkönce çevrilen 19. yüzyıl Rus yazarlarındandır. Döneminin Avrupalı bakış açısına sahip tek Rus yazarı olarak anılır. Avcının Notları Turgenyev'in daha önce Sovremennik (Çağdaş) dergisinde yayımladığı 25 hikâyesinin bir araya getirildiği ve onu üne kavuşturan ilk eseridir.
Eser hümanist dili ve toprak köleliğine karşı duruşuyla, Rus realist edebiyatında önemli bir rol üstlendiği gibi, toplumsal bilincin gelişimine de büyük katkıda bulunmuştur.Yazarın olağanüstü gözlem gücünün tüm hikâyelerin ana fonunu oluşturan doyumsuz doğa tasvirlerinde doruğa çıktığı Avcının Notları, Çarlık Rusyası'ndaki sert ve merhametsiz taşra yaşamının insanlara, özellikle de toprak kölesi köylülere yansımasını olanca çıplaklığıyla gözler önüne serer.
Fatih Sultan Mehmed Han
“İstanbul mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, o ordu ne güzel ordudur.” Hz. Muhammed (s.a.v)
Dünya Tarihi çok az zamanlarda İstanbul’un Fethi gibi eşine az rastlanan olaylara tanık olmuş, çok nadir zamanlarda tarihin seyrini değiştiren büyük komutanlar görmüştür. İşte bunların hiç kuşkusuz belki de en başında sayılacak olanlarından biri de Fatih Sultan Mehmet Han’dı.
Fatih, dünya üzerinde eşine az rastlanan bir devlet başkanı idi. Devlet yönetiminde kendisine rehber edindiği yegâne kişi Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) olmuştu. Hz. Ebubekir’in sadakati, Hz. Ömer’in adaleti, Hz. Osman’ın yumuşak huyu, Hz. Ali’nin cesareti adeta Sultan Fatih ile tekrar yeryüzüne inmişti...
İşte bu sebeple özellikle yaşantımıza ışık tutması açısından O’nu tanımak ve gelecek nesiller tarafından tanınmasını sağlamak bizim yegâne görevlerimizden biri olacaktır.
İstanbul’u fethederek Peygamber Efendimizin övgüsüne nail olan Cihan Padişahı Fatih Sultan Mehmet nasıl yetiştirildi?
İngiliz Kıskacı
Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra yıkılmak üzere olan, işgal altında bir vatan.
Bu yıkımı kendi istedikleri gibi sonlandırmak isteyen İngilizler ise boş durmuyor, her yerde casusları ile çalışıyorlar…
Devleti yeniden ayağa kaldırmak isteyen vatanperverler ise işgali sonlandırmak ve yeniden bağımsız olmak için var güçleriyle gizlice çalışıyorlar. Çıkış aranıyor…
En büyük düşmanları ise kendilerinden gibi gözüken casuslar…
Bu casuslardan en tehlikesi ise İngilizlere çalışan Hint asıllı Mustafa Sagir.
İstanbul'a geldiğinde kendini bağımsızlık taraftarı olarak tanıtır. Hint Müslümanlarının temsilcisi olduğunu ve büyük miktarda mali yardım için aracılık edeceğini belirtir. Daha sonra ise büyük görevi olan Millî Mücadele’yi engellemek amacıyla Ankara’ya ulaşır. Hedefi mücadelenin önderi Mustafa Kemal Paşa’ya suikast düzenlemektir.
Devleti ve milleti için canını ortaya koyanların ise başka bir planı vardır…
İsmail Bilgin’in sürükleyici kaleminden İngiliz Kıskacı, İstanbul'un İşgali’nden başlayarak Ankara'ya dek uzanan olaylar zincirini, sağlam bir kurgu ve akıcı bir anlatım ile kaynaklar eşliğinde okuyucuya sunan özel bir tarihi roman.
O zor ve fedakârlık dolu günleri tekrar hatırlamak ve unutmamak adına...
Kutül Amare Osmanlının Son Zaferi
"Üniformanızı kefen belleyin. Üniforma, yeri geldiğinde ateşten gömlek, yeri geldiğinde serin sular gibidir. Kah ateşler içinde yanarsınız pervaneler gibi, kah denize doğru gidersiniz soğuk çağlayanlar gibi..."
Kut'ül Amare'de konuşlanan İngilizler, General Towshend komutasında, Osmanlı'ya karşı koymak için tüm imkanlarını kullanıyorlardı. Arapları altınla, pirinçle kendi saflarına çekiyor, gerek içten gerekse dıştan türlü müdahalelerle Osmanlı'yı püskürtmeye çalışıyordu.Ancak Osmanlı, Kut'ül Amare'yi İngilizlere bırakmayacaktı...
Çanakkale'den sonra İngilizlerin uğradığı en büyük hezimet olan, fakat bugüne kadar üzerinde çokça durulmamış Kut'ül Amare Harekâtı'nı, İsmail Bilgin'in titiz kurgusuyla soluksuz okuyacaksınız.
Rüzgara Bırakılan Dilekler
Tarihin karanlık bir döneminde hayatta kalma gücüne ve sevgiye dair olağanüstü bir hikâye!
2. Dünya Savaşı tüm dehşetiyle sürerken 10 yaşındaki Manami Amerika’daki yaşamının ne kadar huzurlu olduğunun farkında değildir. 1942 yılında Japonya Amerika’nın Pearl Harbor limanını bombalayınca, Amerikan hükümeti Japon kökenli Amerikalıları toplama kamplarında yaşamaya zorlar. Manami sadece evinden değil, köpeğinden de ayrılmak zorunda kalır. Hem de onu yanında götürmek isterken bir bilinmeze terk etme pahasına!
Peki, kâğıtlara yazıp rüzgâra bıraktığı dilekler sevgili köpeğini geri getirebilecek mi? Ailesi tekrar bir araya gelebilecek mi? Sadece Japon yüzlü ve Japon isimli olduğu için gördüğü ayrımcılığı bir gün affedebilecek mi?
Tarihsel olaylara dayanarak başarıyla kaleme alınmış olan bu roman, yaşadığı travmatik olaylar nedeniyle artık konuşamayan Manami’nin iyileşme ve tekrar hayata bağlanma çabasını dokunaklı bir dille anlatıyor.
Şeyh Şamil Kafkas Kartalı
Daha küçük yaşlarda içindeki müthiş cevher keşfedilen, amcasının ve babasının sürdürdüğü bağımsızlık mücadelesinin çehresini tamamen değiştiren, yenildikçe daha da güçlenerek bir çığ gibi gelen düşmanlarının karşısında dağ misali dimdik duran bir kahraman… Hayatı iman ve vatan üzere şekillenen bir mücahit…
"Kafkas Kartalı" Şeyh Şamil…
Ve onun destansı hayatı…
Romanlarıyla yüz binlere tarihi sevdiren, okurları tarafından "günümüzün Peyami Safa'sı" olarak nitelenen Okay Tiryakioğlu, tarihi roman severleri bu kez Kafkasların imamı, Şeyh Şamil'in müthiş direnişine tanıklık ettiriyor. "Kafkas Kartalı" Şeyh Şamil'in her anı müthiş bir mücadele ve direnişle geçen hayatını capcanlı bir dille bugüne taşıyor.
Şamil, kendisine sonuna kadar inanmış dava arkadaşlarına sevgiyle bakarak, “Son kez hatırlatıyorum,” dedi. “Beni imamlığa siz seçtiniz! Ben bu göreve, kendi irademle gelmedim ve hatta yine şahitsiniz ki gelmemek için çaba sarf ettim; yerime başka adaylar gösterdim. Fakat neticede Gazi Muhammed’in rüyası bir kez daha zuhur etti ve baskınıza daha fazla tahammül edemedim. İki ay evvel, gönülsüz de olsa vazifeyi üstlendim. O ilk gün söylediğimi şimdi tekrarlıyorum! Emirlerime sorgusuz sualsiz itaat edecek, teslim olmayı aklınıza dahi getirmeyecek, hiçbir şart altında bana böyle bir teklifte bulunmayacak, kararlılığımı sorgulamayacaksınız!”
Zaman Yolcuları Çanakkale Savaşında
Alp’in annesinin ve babasının bir patlamada öldüğü sanılmaktadır. Zaman içerisinde bulduğu ipuçları Alp’i onların yaşadığına dair umutlandırır. Ancak onları bulmak sandığı kadar kolay değildir. Bunun için bir zaman makinesiyle geçmişe yolculuk yapması gerekmektedir! Sıra arkadaşı olan Alp ve Ahmet henüz arkadaşlıklarının başında sonu bilinmeyen ancak bir o kadar da heyecanlı bir maceraya atılır. Alp’in annesini ve babasını bulmak için Çanakkale Savaşı’nın en hararetli günlerine giderler. Orada Seyit Onbaşı’dan, Ezineli Yahya Çavuş’a; Yüzbaşı Hakkı Bey’den, Saka Hüseyin’e kadar birçok Çanakkale kahramanıyla tanışırlar ve Çanakkale ruhunu iliklerine kadar hissederler. Artık bu kahramanlar onların hayatına ışık tutacaktır. Peki, iki arkadaş Alp’in annesini ve babasını bulabilecekler mi?

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.