Tarih Boyunca Büyük Mazlumlar – 28
₺400,00 Orijinal fiyat: ₺400,00.₺330,00Şu andaki fiyat: ₺330,00.
| Yayınevi |
Büyük Doğu Yayınları |
|---|---|
| Yazar |
Necip Fazıl Kısakürek |
| Sayfa Sayısı |
632 |
| Kağıt Cinsi |
3. Hamur |
| Baskı Yılı |
2007 |
| Boyut |
"12 ,50 X 19 ,50" |
| Cilt Tipi |
Karton Kapak |
1 adet stokta
Büyük Doğu Yayınları – Tarih Boyunca Büyük Mazlumlar – 28
İlgili ürünler
Asya Hun İmparatorluğu
Askeri meziyetleri yüksek ve muzaffer bir Türk devleti olan Asya Hun İmparatorluğu’nun (MÖ 209 - MS 216) kuruluşundan yıkılışına kadar siyasi tarihinin anlatıldığı elinizdeki eserde; yürüttüğü iç ve dış siyaseti, diplomatik ve ticari faaliyetleri, alabildiğince geniş topraklarında hassasiyetle işlettiği güvenlik ağı, liderlik, sadakat ve liyakate verdiği değer gibi özelliklerine de vurgu yapılmıştır. Ayrıca bu çalışmada Motun’un en iyi Çin yemeklerini bile “pis kokulu ve iğrenç” diye nitelendirerek halkının Çin kültürüne ilgi duymasına engel olmaya çalışması, Wu-wei Ch’an-yü’nün kendisine hakaret eden Çin elçisinin değil, onu iyi incelemeden huzuruna çıkartan görevlinin başını alması, Çin İmparatoru Wu-ti’nin Hunlar karşısındaki yenilgilerini yapılan büyülere bağlaması gibi ilginç olaylar, devletin parçalanma ve yıkılma sebepleri, Geç Dönem Hun devletlerindeki Buddhizm çalışmaları görülecek, Hun kurganlarında bulunan olağanüstü eserler ile de zamanda yolculuk yapılarak üstün Hun medeniyetine şahit olunacaktır..
Evliya Çelebi Seyahatname Den Seçmeler
Hunlar Hakanı Attila
Osprey
Büyük Komutanlar - 3
Tarihin en büyük komutanlarının yaşam öyküleri, muharebe tecrübeleri, uyguladıkları taktikler ve stratejiler
Hunlar Hakani Attila
Dünya tarihinin en büyük komutanlarını tüm yönleriyle inceleyen osprey büyük komutanlar serisi, hunlar hakanı attila ile devam ediyor…
Hunlar hakanı attila, tarihin en simgesel şahsiyetlerinden biridir; öyle ki mirası ve namı günümüzde dahi hayal gücünü harekete geçirebiliyor. Genel kanı, onun gelmiş geçmiş en etkili komutanlardan biri olduğu yönündedir.
Gelgelelim, Attila’nın efsanevi seferlerinin ardındaki gerçeklere dair tam olarak ne biliyoruz? O, MS 430’ların sonlarından öldüğü yıl olan 453’e kadar Roma İmparatorluğu’nun önce doğu, sonra da batı yarılarını tarumar etmişti. Hatta 452 yılındaki seferde bizzat İtalya’yı hedef almış ve ebedi şehir Roma’yı tehdit altında bırakmıştı.
Zengin bir görsel malzemeyle desteklenen bu yeni kitap, Hunlar Hakanı’nı etrafını çevreleyen efsaneleri aralayarak analiz ediyor ve Avrupa’yı bir uçtan öbürüne silip süpürmeyi nasıl başarabildiğini açıklığa kavuşturuyor. Attila’nın getirdiği yenilikler ile verdiği savaşlar, yaşadığı pek az yenilgiden biri olan MS 451’deki Chalons muharebesi de dahil, masaya yatırılıyor.
Elinizde tuttuğunuz, Attila’nın olağanüstü fetihlerinin ve onun bu denli geniş bir imparatorluk kurabilmesini sağlayan kabiliyetlerinin eksiksiz bir hikayesidir. Salt kurucusunun iradesine bağlı bu imparatorluk, Attila sahneyi terk edince ayakta duramayıp dağılmıştır.
Mahkemelerde
"...Hülasa: Kuyucaklı Yusuf yüzümüzü ağartacak bir sanat eseridir.Zararlı bir tarafını göremedim. Mevzuzbahis tenkitler bugün el üstünde tutulan bazı Avrupa şaheserlerinde gördüğümüz -aynı mevzulara ait- tenkitler yanında son derece masum ve küçük kalır. Yalnız bir şahsın ve bir romanın değil, memleketimizde ilerlemesi lazım bir büyük ve faydalı sanatın da davasını gören Cumhuriyet adliyesinden zaten zayıf olan Türk romanının cesaretini kıracak bir karar çıkmayacağını kuvvetle ümit ederim.
Maarif Vekaleti Müfettişlerinden Reşat Nuri" Yazarlığının yanısıra siyasal kimliği de öne çıkan Sabahattin Ali, 1930'lu ve 1940'lı yıllarda Sol görüşlü olmanın bütün zorluklarını yaşadı. Filiz Ali'nin babasına ait bir sandıkta bulduğu belgeler, bu zorlukların ve çilelerin birer tutanağı niteliğindedir. Mahkemelerde Türk edebiyat tarihinde ilk defa Kuyucaklı Yusuf için Reşat Nuri tarafından yazılmış, sansür konusunda hala geçerli sayılabilecek görüşlerin ifade edildiiği raporu, Sabahattin Ali'nin soyadı konusundaki hassasiyetini, dönemin ünlü kişileri ile arasında geçen tartışmaları ve özel hayatına ışık tutacak birçok belgeyi içeriyor.
Sınıf Arkadaşım Atatürk
Mustafa Kemal’i altmış yıl önce bir cuma akşamı tanımıştım. Harp Okulu’nda ve Harp Akademesi’nde sınıf arkadaşımdı. 1905 yılı başlarında birer Kurmay Yüzbaşı olarak şanlı Türk Ordu’suna katıldık. Önce Suriye’de Beşinci, sonra da Makedonya’da Üçüncü Ordu’larda kurmay stajlarımızı birlikte yaptık. İttihat ve Terakki Cemiyeti’nde aynı safta bulunduk. Mücadelelerimiz ortaktı. Hürriyet hareketlerinde de birlikte çalıştık. Bu kitap, okul ve genç subaylık hayatımızın anılarını içine almaktadır. -Ali Fuat Cebesoy-
Tarihe Tanıklığım
“Buradakiler hayatımın belirli kesitleri çünkü hayatımın tamamının bazı kısımlarını unuttum, bazı kısımları da bana özeller. Geriye kalanlar ise biyografiden çok tarihi kronoloji mahiyetinde. Hayatımı takip eden hadiselere ilişkin hikayeler, gerçek şekilde, kendimize ait hikayeler ne kadar samimi ve doğru olabilirse o ölçüde anlatıldı.
Hatıraların nasıl kaleme alındığını bilmiyordum. Meşhur Churchill’in eserini okurken edebiyatın bu türünde, Churchill’in kendisinin de ifade ettiği üzere, yazarın tarihteki siyasi ve askeri gelişmeleri kendi şahsi tecrübeleriyle bağlantı kurarak yazdığını anladım. Bu nedenle de hatıralar her zaman subjektif görüşlerdir. Bu tarih değildir ve tarih, onu yaşayanlar tarafından yazılmamalıdır.
Kitap metninin nisbeten büyük bir kısmı, o döneme ait mektuplar veya mektupların kesitlerinden, konuşmalardan ve mülakatlardan oluşuyor.Bunlardan bazılarını bütün olarak almayı veya geniş şekilde sunmayı gerekli gördüm zira bunlar benim cereyan eden hadiselere mesafesiz, hızlı ve bazen de anlık tepkilerim. Bunu yaparken, geçmiş olaylara şahitlik etmenin en aslına uygun yolunun bu olduğunu düşündüm. Üstelik bu sayede buna benzer yazılarda sıklıkla görüldüğü gibi kendimi olduğumdan daha akıllı göstermekten de kaçınmış oldum. Kısacası, bundan sonra gelenler tarihimizin zor bir dönemine ilişkin benim doğrularımdır.”
Yaşam Çiçeğinin Unutulmuş Sırrı 1
Bir zamanlar evrendeki tüm yaşam, Yaşam Çiçeği´nin -bizleri fiziksel varoluşa götüren ve oran çıkaran geometrik desen- yaradılışın şablonu olduğunu biliyordu. Sonra, çok yüksek bir bilinç seviyesinden karanlığa düştük ve akim olduğumuzu unuttuk. Yüzyıllar boyunca bu sır, dünyanın her tarafındaki kadim sanat eserlerinde ve oymalarda, ve yaşamın tüm hücrelerinde kodlanmış olarak kaldı...

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.