Reis Bey – 17
₺155,00 Orijinal fiyat: ₺155,00.₺131,75Şu andaki fiyat: ₺131,75.
Mesudiye Otelinin holü… Cephede, holün sokağa bakan vitrini… Vitrinde, otelin ismi tersine okunuyor… Sol dip köşede, girinti şeklinde iki duvarlık bir dirsek… Dirseğin sağ duvara bakan uç tarafında da, yukarı kattan inen ve dirseğin ön ucundan bükülüp cephe istikameti bulunan merdiven.. Sağda, sağ ön köşeye geçit bırakan müracaat gişesi… Gişenin arkasında ve duvarda, anahtar hücrelerinin çerçevesi… Merdiven kıvrığının sağ duvara bakan tarafında, vitrinin ortasında, giriş kapısıyla gişe arasında, ön planın sol ve orta yerinde, beyaz örtülü masalar ve iskemleler… Sağ ve sol köşelerde iki büyük koltuk… Göze çarpan herşey kenar semtte, orta halli bir otel manzarası gösteriyor…
| Yayınevi |
Büyük Doğu Yayınları |
|---|---|
| Yazar |
Necip Fazıl Kısakürek |
| Sayfa Sayısı |
152 |
| Kağıt Cinsi |
3. Hamur |
| Baskı Yılı |
2008 |
| Boyut |
"12 ,50 X 19 ,50" |
| Cilt Tipi |
Karton Kapak |
1 adet stokta
Büyük Doğu Yayınları – Reis Bey – 17
/n
Mesudiye Otelinin holü… Cephede, holün sokağa bakan vitrini… Vitrinde, otelin ismi tersine okunuyor… Sol dip köşede, girinti şeklinde iki duvarlık bir dirsek… Dirseğin sağ duvara bakan uç tarafında da, yukarı kattan inen ve dirseğin ön ucundan bükülüp cephe istikameti bulunan merdiven.. Sağda, sağ ön köşeye geçit bırakan müracaat gişesi… Gişenin arkasında ve duvarda, anahtar hücrelerinin çerçevesi… Merdiven kıvrığının sağ duvara bakan tarafında, vitrinin ortasında, giriş kapısıyla gişe arasında, ön planın sol ve orta yerinde, beyaz örtülü masalar ve iskemleler… Sağ ve sol köşelerde iki büyük koltuk… Göze çarpan herşey kenar semtte, orta halli bir otel manzarası gösteriyor…
İlgili ürünler
Benim Adım Shakespeare
Benim Adım... Shakespeare... Eminim hepiniz Prens Hamlet’in ünlü sözü "olmak ya da olmamak"ı veya aileleri arasındaki düşmanlık nedeniyle bir felakete kurban giden âşıklar Romeo ile Juliet’i duymuşsunuzdur. Onlar, tiyatro eserlerim için yarattığım kahramanlardan sadece bazıları. Eserlerimdeki karakterleri sanki gerçek kişilermiş gibi acı çeken, tutkuları ve hırsları olan, mücadele eden kahramanlar olarak tasarladım.
Bir Evlilikten Sahneler
1972 Mayısı’nda Ingmar Bergman’ın kariyerinde ilk defa televizyon dizisi çekeceği haberi verilir. Bergman dizinin, “bir burjuva ideali olan güvence arayışının insanların duygusal dünyalarını yozlaştırması, onları zayıf düşürmesi ve korkulara sevk etmesi” gerçeğini işleyeceğini belirtir. Çekimleri kısa sürede tamamlanan dizi film yayımlandıktan hemen sonra uluslararası başarı elde eder, kısaltılarak film versiyonu piyasaya sürülür ve Bergman’ın o güne kadar en çok seyredilen filmi haline gelir. Ayrıca Bergman’ın tiyatroya uyarladığı tek filmi olur.
Orta sınıftan ayrıcalıklı bir evli çiftin on yıla yayılan boşanma sürecini ve sonrasını anlatan, Strindberg ve Ibsen’in aile içi çatışmaları konu alan büyük oyunlarının geleneğine eklemlenen Bir Evlilikten Sahneler, roman gibi okunan senaryosuyla da hem sanatsal hem manevi açıdan sayısız esere ve insana esin verdi. Özellikle evliliğin boyunduruğundan kurtulup cinsel anlamda da özgürleşen Marianne karakteriyle, başta kadınlar olmak üzere bir kuşağın evlilik kurumuna ve hayata bakışını derinden etkiledi.
Kariyeri boyunca altmışın üzerinde film yönetmiş, 170 oyun sahnelemiş, yüzün üzerinde kitap ve makale kaleme almış olan film ve tiyatro yönetmeni, yazar ve dramaturg Ingmar Bergman, çağının en büyük sanatçıları arasında yer alıyor.
Hayata bakışınız beni derinden etkiledi, bende iz bırakan diğer filmlere kıyasla çok daha derinden etkiledi hem de. Yaşayan en büyük yönetmen olduğunuzu düşünüyorum.
Stanley Kubrick’in Ingmar Bergman’a yazdığı bir mektuptan.
Cimri – Hasan Ali Yücel Klasikleri 37
Moliere (Jean-Baptiste Poquelin) (1622-1673); Eserlerindeki tiplemelerle dünya edebiyatında, Shakespeare’den sonra insan gerçekliğine belki de en derinlemesine nüfuz eden oyun yazarlarından biridir. Kadınlar Mektebi’nden Kibarlık Budalası’na, Cimri’den Hastalık Hastası’na bu oyunlar, sadece dönemin tutucu otoritelerini rahatsız etmekle kalmamış, tazaliklerini bugüne kadar korumuşlardır.
Demokles’in Kılıcı
Kafatası
Radyo Oyunları
Tohum – 15
Tohum: (3 Perde ) Muhsin Ertuğrul, bir yemekte; "Niçin bir piyes yazmıyorsun?" sualiyle, tiyatroyu, "hayatın (kantite) gibi değersiz ve geçici yüzünü değil, (kalite) gibi derin ve sonsuz şahsiyetini zapteden ve onu molozlarından ayıklayarak tasfiye eden, tıpkısını, fakat başka türlüsünü gösteren mistik bir ayna" olarak gören Necip Fazıl`ın yıllardır içinde gömülü bir hasrete dokunur. O anda, Şehir tiyatrosuna bir eser teslim etmek için sadece 20 günlük bir süre kalmıştır. Hemen kararını verir ve 7 gün içinde "Tohum"u bitirir.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.