Cinnet Mustatili – 2
₺210,00 Orijinal fiyat: ₺210,00.₺178,50Şu andaki fiyat: ₺178,50.
| Yayınevi |
Büyük Doğu Yayınları |
|---|---|
| Yazar |
Necip Fazıl Kısakürek |
| Sayfa Sayısı |
304 |
| Kağıt Cinsi |
3. Hamur |
| Boyut |
"12 ,50 X 19 ,50" |
| Cilt Tipi |
Karton Kapak |
1 adet stokta
Büyük Doğu Yayınları – Cinnet Mustatili – 2
İlgili ürünler
Bülbülün Kırk Şarkısı Hz. Muhammed İçin
Gönüllere şifa bir hayat hikayesi: Hazret-i Muhammed…
Selamlar ki, şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir, elbette onadır. Hasretler ki, aşıkların avazı kadar yanıktır, elbette onadır. Övgüler ki, özlem sözlerince füzun ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun, ona, hep ona, hep onadır. O ki güldür, o ki sevgilidir, bütün mecburiyetler onadır.
Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler, bir melek adını andı onun. Sözcükler henüz yetim, sevgiler hançer sokumlarına mahkumdu. Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böceklerinin rüya aralığında cinayetler işleniyor; babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu. Cinnet karargahına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kelebekler çarmıha geriliyordu, yalnızca masum oldukları için...
Zaman öyle bir zaman, mekan öyle bir mekandı… Ebabiller kara yere kararken Ebrehe’nin fillerini, gonca ana rahminde yetim kalıverdi. Kabe’nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa, çığlık çığlığa… Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı: “Yaklaşıyor yaklaşmakta olan!.. Yaklaşıyor yaklaşmakta olan!.. Yaklaşıyor yaklaş…”
Avizesi cevza, ışığı dolunay idi gecenin... Yaklaşmakta olan, bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne. Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti. Bir bülbül gülün aşkına yanmış, yanmaktan kana boyanmıştı. Anlatıyordu: Zaman o gül gibi gül görmedi zaman olalı Gülün güzelliği dillerde dasitan olalı Peygamber Efendimizin hayat hikayesi… İskender Pala’nın güçlü kaleminden…
Çare
Hayat birbirinden ilginç ve ibretli olaylarla doludur. Yeni Bir Hayat, tecrübeli bir eğitimcinin karşılaştığı birbirinden güzel ve ders yüklü olayları anlatıyor. Şu karmakarışık dünyada, kendisine bir çıkış yolu bulmuş ve "yeni bir hayat"a başlamış insanların huzur dolu dünyalarını işleyen yazar, henüz ümitlerin bitmediğini, çarelerin tükenmediğini ve keşfedilecek nice cevherin bulunduğunu gösteriyor. Kitapta, başıboş bir genç iken doğru yolu bularak imrenilecek bir hayat yaşayan Düzceli Mehmet’in şehit oluşundan başlayarak Kıbrıs Savaşında pilotumuza yol gösteren Mahzenli Ali Efendi’ye kadar heyecan verici, yaşanmış hayat hikâyeleri bulunuyor. Bu gerçek hikâyeleri, defalarca okuyacak, bıkmayacaksınız
Hacı Bektaş
Hatıralar
İnşirah
GÖĞSÜNÜN DARALDIĞINI BİLİYORUZ
HİCR/97
Pablo Picasso’nun tablosuna hurdacılar çarşısında kaç para verirlerdi?
Uzaya roket gönderme teknolojisinin yazılımlarını, mahalledeki kasaba uzatsan acaba seni ne diyerek dükkândan kovardı? İnsan olarak senin de değerinin bilindiği ve bilinmediği yerler var. Değerinden anlayan, sana anlayış gösteren insanlar var. Ancak şunu unutma, değerini bilen insanları bulup onlarla yakınlık kursan da o insanlar senin ve benim gibi aciz insanlar. Yani değerini bilseler de devamlı
değer vermeye kudretleri yok. Ölümü öldüremezler. Seni sırat köprüsünden geçiremezler. Ebedi bir hayatı vaat edemezler.
O halde kıymetini bilecek olan kimsenin, kudreti de olmalı. Kıymet verenlerin kıyamet ile dümdüz olduğu bir gelecekte, yok olmayan ve ebedi âlemleri yaratmaya muktedir olan bir Allah var.
Senin değerin O’nun yanında.
Mifarim N – İşaret Iv
“Eğer günahlarından ders çıkarıp onları ‘iyiliğe’ dönüştürmeyi, hissettiğin pişmanlık ve vicdan azabının yangınında ruhunu güzelleştirme arzusu ile tekâmülünü gerçekleştirmeyi başarabilirsen, işte o zaman kişiye ‘günahkar’ denilmesinin arkasındaki ‘gizli Rahmet’i de anlarsın… Günahından ‘kar’ edene ‘günah-kar’ denir. Günah-kar günahlarından dolayı aczini görüp boyun eğmeyi, ‘yokluğu’ yaşamış; Rabb’ine karşı duyduğu utanç ile varoluş amacını gerçekleştirme peşine düşmeyi öğrenmiş, hatalarını ve isyanlarını ilahî hakikatini aşikar etmek için ‘bir dönüşüm vesilesi’ kılmış kişidir.”
Misafir’in sözleri bütün hücrelerimi adeta yakmıştı. Günah-kar… Günahlarından dolayı duyduğu “samimi” utancı ve pişmanlığıyla Rabb’inin affı ve merhameti sayesinde “kar” edip temizlenmiş, böylece de yüceltilmiş ruh… Aman Ya Rabbî! Bu ne muhteşem bir açıklamaydı…
Misafir üzüntülü bir sesle şöyle söyledi: “Allah’ı takdir edemediler… O’nun kadrini, kıymetini gereği gibi bilemediler...”
İçimi derin bir utanç kapladı... Derin bir vicdan azabı...
Usulca, “Ve ma kaderullahe hakka kadrihî...” dedim.
Gözlerime baktı: “Allah’ı takdir edemediniz…”
Misafirsin I – İşaret V
“Misafir” kelimesi çok ilginçtir mesela... “Tefsir, sefer ve misafir” kelimeleri, hepsi birbiriyle bağlantılıdır. “Kuran’ı tefsir ediyorum,” demek aslında “dünyadaki misafirliğimin anlamını yani marifeti öğrenmeye çalışıyorum,” demektir. Marifet, kendini ve Yaradanını bilmeye, tanımaya gayret göstermektir. Kainat “büyük insan” olduğu için onda sizin içsel yolculuğunuzun izdüşümü bulunur. Bu sebeple “Şu ayet ne diyor? Bunun anlamı ne?” diye o kitap bu kitap gezmeden önce “tefsir” ne demek anlamanız lazım... Tefsir “perdeyi kaldırmak” demektir ve “sefer” kelimesiyle bağlantılıdır.
Kuran senin sana yolculuğunu anlatır; algıların üzerindeki örtüleri kaldırarak “öz”üne varma seferini... Bu, enfüsünde, içsel aleminde gerçekleşen tefsirdir. Bilim ise dış alemde, afakta ayetlerin üzerinde bulunan perdeleri kaldırmayı sağlayarak kainat kitabını tefsir etme görevindedir. Fark etseniz de etmeseniz de dünyanızı dinler ve inançlar yönetiyor. Buna rağmen siz dine alerji geliştirmişsiniz! “Misafir” kelimesiyle aynı kökten gelen “sefer” kelimesi dünyada bir yolculukta olduğunuzu işaret eder. Dünya bir köprü, hayat bir yolculuktur. Sen kendindeki Rabbine yapacağın seferde; kendine ve Yaradanına ait hakikatlerin içinden geçerken, o hakikatlerin üzerini kapatan örtüler teker teker kalkmaya başlar. Bu da senin farkındalığına sunulan her yeni bilgiyle bilinç ekranından bir perdenin daha kalkması demektir.
Seferdesin... Allah’ın ilim sofrasında Misafir-Sin...

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.