Odak
₺530,00 Orijinal fiyat: ₺530,00.₺464,00Şu andaki fiyat: ₺464,00.
Daniel Goleman, uluslararası çok satan kitabı Duygusal Zekâ’dan sonra belki de en önemli eseri olan Odak: Mükemmeliğin Gizli Anahtarı’nda internet çağının enformasyon ve eğlence seli içinde kıt bir kaynak haline gelen Dikkat ve Odaklanma yetilerini araştırıyor.
Yirmi yılı aşkın bir süredir insan beyniyle ilgili bilim alanında kaydedilen en son ilerlemeleri izleyerek kitaplarında işleyen Daniel Goleman Odak’ta hepimizin kanıksadığı ve hafife aldığı bir meleke olan dikkat üzerinde duruyor. Çığır açıcı araştırmaları pratik bulgularla birleştiren yazar, uzmanları amatörlerden ve yıldızları ortalama oyunculardan ayıran şeyi açığa çıkarıyor. Sonuçta okuyucuları, dikkatlerini yalnızca kişisel meselelere değil, ayrıca çevrelerindeki dünyanın acil sorunlarına, örneğin güçsüzlere, yoksullara ve geleceğe de yöneltmeye davet ediyor.
| Yayınevi | Varlık Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Danıel Goleman |
| Sayfa Sayısı | 320 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2017 |
| Boyut | “13, 50 X 19, 50″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Varlık Yayınları – Odak
/n
Daniel Goleman, uluslararası çok satan kitabı Duygusal Zekâ’dan sonra belki de en önemli eseri olan Odak: Mükemmeliğin Gizli Anahtarı’nda internet çağının enformasyon ve eğlence seli içinde kıt bir kaynak haline gelen Dikkat ve Odaklanma yetilerini araştırıyor.
Yirmi yılı aşkın bir süredir insan beyniyle ilgili bilim alanında kaydedilen en son ilerlemeleri izleyerek kitaplarında işleyen Daniel Goleman Odak’ta hepimizin kanıksadığı ve hafife aldığı bir meleke olan dikkat üzerinde duruyor. Çığır açıcı araştırmaları pratik bulgularla birleştiren yazar, uzmanları amatörlerden ve yıldızları ortalama oyunculardan ayıran şeyi açığa çıkarıyor. Sonuçta okuyucuları, dikkatlerini yalnızca kişisel meselelere değil, ayrıca çevrelerindeki dünyanın acil sorunlarına, örneğin güçsüzlere, yoksullara ve geleceğe de yöneltmeye davet ediyor.
İlgili ürünler
Asla Vazgeçmedim
Değerler Psikolojisi Ve İnsan
Cesaret, sadakat, affetme, paylaşma, cömertlik, alçakgönüllülük, özeleştiri, adalet ve diğerleri…
Toplumun geneli tarafından kabul edilen bu ortak kavramlar; bir anlamda, mutluluğun standartlar kümesidir.
Değerleri bir banka hesabına benzetirsek, iyi yatırımlar yapan kişinin hesabı ona kâr getirecektir. Ne kadar kâr ettiği hemen anlaşılmasa da bu, ileri yaşlarda faydasını göreceği bir birikim olacaktır. Doğaya ya da ailesine yatırım yapan kişinin, bu yatırımların kendisine geri döneceğini bilmesi gerekir.
Bugünün toplumsal yapısına baktığımızda, değerler artık cümle içinde kullanılan kelimelerden ibaret. Oysa değerleri gölgeleyerek toplumları değiştiren bütün kötülükler, ağaçlarda saklı kurtlar gibidir. Nasıl ki kurtlar ağacı içten kemirerek devirirse, sosyal yozlaşma ve kuralsızlık da toplumu böyle çürütür.
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bizleri toplumun manevi dinamikleri olan değerlerin hayatımıza yeniden hakim olması için bir adım atmaya çağırıyor, değer eğitiminin insandan başlayarak topluma yayılması gerektiğini söylüyor ve bir Güzel İnsan Modeli sunuyor.
Depresyondan Çıkış Yolu
Kendimi Yaşamak İstiyorum
Mutlu Evliliğin Sırları
Öğretmenin Kişisel Gelişim Rehberi
Ben, “Hiçbir şey olamazsa bari öğretmen olsun,” cümlesinin çok sık kullanıldığı bir dönemde öğretmenliğe başladım. Birkaç yıllık tecrübeden sonra o cümle zihnimde şöyle değişti: “Eğer bir kişi öğretmenliğe layık değilse ne olursa olsun ama öğretmen olmasın.” Çünkü öğretmenlik kolay iş değildir. Başka mesleklere benzemez, mesai saatlerine sığmaz.
Bu yüzden öğretmen eve gidince işini kapının önünde bırakma lüksüne sahip değildir. Bırakırsa, öğrenciler de öğretmene duydukları saygı ve sevgiyi son dersten sonra sınıf kapısında bırakırlar.
Yıllar sonra buluşan mezunlar, akşamları öğrencilerini hatırlamayan öğretmenlerini hatırlamazlar.
Öğretmen, toprağı sürerken taşları, dikenleri değil hasat mevsimini düşünür. Sabah suladığı saksıdan akşam çiçek beklemez. Sabrı taşarsa verilen bütün emeklerin sele karışacağını bilir.
Öze Dönüş Terapisi
Yaşadığımız çağda hayatın anlamı üzerine o kadar yanlış tercümeler yapıldı ki kafalar karmakarışık oldu. Kavramların tercümesi yanlış yapılınca da mutsuzluk ve değersizlik hissiyle baş etmeye çalışan insanların sayısı hızla arttı. Mutlu insan için çizilen resimlerdeki klişe sahneler zihnimize öyle bir kazındı ki varlığımızı bu resimlere uydurmak için kendimizden vazgeçtik, yine de ruhumuz doymuyor. Sıradan kelimesi öyle bir yerin dibine batırıldı ki herkes farklı olmak uğruna aksesuar avına çıktı. Artık başarı özgeçmişteki satır sayısıyla, mutluluk sosyal medyada paylaşılan kurgu fotoğraflarla ölçülüyor.
Bu arada farklı olmak için çaba sarf etmeyip kendisine bahşedilen hayatı doğru dürüst yaşamaya çalışanlar da var elbette. Reklam yapmadan, gürültü çıkarmadan sessiz sedasız yaşayıp gidiyorlar yanı başımızda... Kalabalıklar hiç durmadan ön plana çıkmaya çalışırken onlar duruyorlar. Hayatın kargaşası içinde bir duruş sahibi olmayı unutanlara inat, her türlü fırtınaya karşı bir yel değirmeni gibi sapasağlam hem de...
Bu kitap işte bunca gürültünün ve kargaşanın ortasında meselenin özünü fark edelim, mutluluğun resmini çizebilelim, yüreğimizin götürdüğü yerden dönüp kendimize gelelim diye yazıldı.
Rahatlama Kitabı – Suyun Üstünde Kalmamı Sağlayan Düşünceler
Hiçbir şey, pes etmeyen ufacık bir umuttan daha güçlü değildir.
Rahatlama Kitabı, zor günlerden çıkarılmış derslerin ve öyle zamanlarda biraz olsun iyi hissettirecek önerilerin bir derlemesi.
Gece Yarısı Kütüphanesi ve İnsanlar gibi sevilen kitapların yazarı Matt Haig, Rahatlama Kitabı’nda kendi deneyimlerinden öğrendiklerini, Marcus Aurelius, Emily Dickinson, James Baldwin gibi fikirleriyle ilham vermiş isimlerden edindikleriyle harmanlayarak yaşamın iniş ve çıkışları üzerine kısa ve umut dolu metinler sunuyor. Zihnin zindanlar yaratabileceğini ama yanında anahtarlarını da verdiğini gösteriyor bizlere. Mutluluğun ancak “olmanız beklenenleri” bir kenara bıraktığınızda filizlenebildiğini hatırlatarak, yaşama telaşı arasında şöyle bir yavaşlayıp, var olmanın güzelliği ve tahmin edilmezliğinin değerini bilmeyi yüceltiyor.
Bir dostun aklına, sarılmanın huzuruna –ve en kötü zamanlarda bile umudu hatırlamaya– ihtiyaç duyduğunuzda elinizde olmasını isteyeceğiniz bir kitap.
“Matt Haig insanlık halleriyle, onun aydınlık ve karanlığıyla empati kuruyor; mükemmel anlatılarını inşa etmek için renk paletinin tamamını kullanıyor.”
—Neil Gaiman
“Modern hayatın keskin bir gözlemcisi.”
—New York Times

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.