Merhamet – Kapı Yayınları
₺325,00 Orijinal fiyat: ₺325,00.₺275,00Şu andaki fiyat: ₺275,00.
Dünyamız merhamet eksikliğinden can çekişiyor. Oysa merhamet, içimizde bir yerlerde sönmeye yüz tutmuş insanlık kandilini yeniden tutuşturan bir duygu… Merhamet sahipleri ötekinin acısıyla acı duyan ve onun ıstırabını dindirmeye soyunan soylulardır. Ve adalet ancak merhametle kaimdir.
Kemal Sayar, merhamet ve rikkatin hüküm sürdüğü, sevginin varlığı ışıklandırdığı bir dünyanın mümkün olduğunu söylüyor. Kalbin üzerindeki kiri pası söküp atmakla, kalbe dönüp onun şarkılarını söylemekle; aşkın, merhametin, affediciliğin tekrar kazanılacağını gösteriyor.
İşte o yüzden bu kitap iyimserlik üzerine.
Kalbe dönüş için son çağrı…
“Çaremiz muhabbet, ilacımız merhamet!”
| Yayınevi | Kapı Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Kemal Sayar |
| Sayfa Sayısı | 300 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2020 |
| Boyut | “13, 50 X 19, 50″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Kapı Yayınları – Merhamet – Kapı Yayınları
/n
Dünyamız merhamet eksikliğinden can çekişiyor. Oysa merhamet, içimizde bir yerlerde sönmeye yüz tutmuş insanlık kandilini yeniden tutuşturan bir duygu… Merhamet sahipleri ötekinin acısıyla acı duyan ve onun ıstırabını dindirmeye soyunan soylulardır. Ve adalet ancak merhametle kaimdir.
Kemal Sayar, merhamet ve rikkatin hüküm sürdüğü, sevginin varlığı ışıklandırdığı bir dünyanın mümkün olduğunu söylüyor. Kalbin üzerindeki kiri pası söküp atmakla, kalbe dönüp onun şarkılarını söylemekle; aşkın, merhametin, affediciliğin tekrar kazanılacağını gösteriyor.
İşte o yüzden bu kitap iyimserlik üzerine.
Kalbe dönüş için son çağrı…
“Çaremiz muhabbet, ilacımız merhamet!”
İlgili ürünler
Akış Mutluluk Bilimi
Mutluluğun bir sırrı olmadığını mı düşünüyorsunuz?
Çağımızda yaşayan ortalama bir insanın sahip olduğu lüks ve konfora yüz yıl öncesinin kral ve kraliçeleri bile sahip değildi. Ancak tüm bu konfor artışına ve reel milli gelirlerin birkaç katına çıkmasına rağmen mutluluk oranları değişmiyor. Sayısız bilimsel araştırma paranın, daha lüks ve daha konforlu bir hayatın mutluluk getirmediğini net bir şekilde ortaya koymuş durumda. O zaman insanı gerçekten mutlu eden nedir? Yaşam kalitemizi ve hayattan aldığımız tadı artıracak bir yöntem var mı?
Dünyaca ünlü Akış teorisi, insanın gerçekte nasıl mutlu olacağını açık bir biçimde ortaya koyuyor. Mutluluk kontrolsüzce bir haz arayışından değil, bilinçli bir adanmışlıktan geçiyor. Diğer bir deyişle; Akış deneyiminden.
Akış deneyiminin ne olduğunu açıklayan ve bu deneyimi nasıl yaşayabileceğimizi sayısız örnekle bize sunan bu kitap, Akış teorisinin sahibi Prof. Dr. Mihaly Csikszentmihalyi'nin mutluluğu araştırmaya adanmış 25 yıllık çalışmasının bir sonucudur. AKIŞ: Mutluluk Bilimi kitabı, akademik dünyayla birlikte yaşamına değer katmak, hayatı daha derinden keşfetmek ve öz farkındalığını artırmak isteyen herkes içindir.
Mutluluğun gerçekten de bir sırrı var.
Hayatın Hakkını Vermek
Hangi yaşta olursak olalım, hepimiz hayatımızı ve kendimizi tamamlamaya çalışıyoruz. Çünkü anlam arayışındaki bir yaşam, her zaman yapım aşamasındadır.
Hayat akıp gidiyor.
Uzun yaşayalım ancak yaşlanmayalım istiyoruz.
Ne kadar uzun yaşarsak o kadar mutlu olacağımızı düşünüyoruz.
Hiç üzülmeyelim istiyoruz.
Hayatı keyif almak için yaşıyor ve haz alırsak mutlu olacağımızı sanıyoruz.
Hedefler belirliyor, adımlar atıyoruz.
Uzmanların görüşlerine kulak veriyor, bize söylenenleri uyguluyoruz ama kafamız karışıyor.
Yaşamaya değer bir hayat istiyor ancak nasıl olacağını tam bilemiyoruz.
Peki, yaptıklarımız uzun dönemli bilimsel araştırmaların bulgularıyla ne kadar örtüşüyor?
Bu kitap, okura eşlik ederek hayatını değerlendirme fırsatını ona vermeyi amaçlıyor. Acar Baltaş, bilimsel araştırmalardan yararlanarak genelgeçer kabulleri sorgularken uzun yaşam hakkındaki doğruları ve bireyi mutluluğa götüren ilkeleri geniş bir perspektifle ele alıyor.
Hayli Duyarlı Kişi
“Bu kitapta kendimi apaçık bir şekilde gördüm ve neredeyse her sayfasını gözyaşları içinde okudum. Hayatımı bütünüyle değiştirdiğini söylemek bile yetersiz kalır. Elaine Aron'a sonsuza dek minnettarım.”
- Alanis Morissette, müzisyen, söz yazarı, aktivist
“İnsan doğasının temel boyutlarından birini çok yönlü bir şekilde inceleyen Elaine Aron’ın analizi mutlaka okunmalı. Dengeli yaklaşımı, duyarlılığın bir engel değil olanak hâline gelmesi için yeni çözümler öneriyor.”
- Philip G. Zimbardo, Shyness, Psikoloji ve Yaşam
“Utangaç”, “korkak”, “asosyal”, “tuhaf”... Bunlar, yıllar boyu size uygun görülmüş etiketlerden yalnızca birkaçını tanımlıyorsa, Hayli Duyarlı Kişi size kendinizi bir kez daha tanıma şansı veriyor.
1990’dan beri duyarlı kişiler üzerine çalışmalar yürütmüş olan, klinik psikolog Elaine N. Aron’ın Hayli Duyarlı Kişi kitabı, duyarlı olmanın sıklıkla yanlış anlaşıldığı ve yanlış adlandırıldığı modern dünyada, toplumdaki ve yakın çevrenizdeki rolünüzü tekrar değerlendirmenize, bakış açınızı değiştirmenize yardımcı olacak.
On dörtten fazla dile çevrilmiş ve dünyanın dört bir yanında bir milyondan fazla satmış bu kitap, şu sorularınıza da yanıt bulmanızı sağlayacak:
• Yalnızca kadınlar mı hayli duyarlıdır? Duyarlılığın cinsiyeti olur mu?
• Duyarlı kişilerin hepsi birbirinin aynısı mı?
• Duyarlı kişilerin güçlü yanları da var mı?
• Hayli Duyarlı Kişi’yi duyarlı olmayandan ayıran özellikler nelerdir?
• Duyarlılığın veya hassasiyetin dereceleri ve çeşitlilik gösterdiğine dair örnekler var mı?
• Uyaranları kontrol edip günlük hayatla baş etmek mümkün mü?
• Uyarılma gerçekten kaygı ve korkudan farklı mıdır?
• Bu özelliğe sahip olup başarılı ve göz önünde bir kariyer sahibi olmak mümkün mü?
“Bu olağanüstü kitap bize yeni bir bakış açısı veriyor, bizi rahatlatıyor ve toplumdaki yerimizi daha iyi anlamamızı sağlıyor. ”
- John Gray, Ph.D., Erkekler Mars'tan, Kadınlar Venüs'ten
“Üzerine çok az çalışma bulunan önemli bir konuyu inceleyen bu kitap ciddi bir çalışmanın ürünü.”
- Portland Oregonian
“Bu kitap HDK'ler için ve HDK'leri anlamak isteyenler için paha biçilmez bir kaynak.”
- The New York Times
“Aydınlatıcı ve insana güç veren bu kitap hepimize çok değerli bir hediye.”
-Riane Eisler, Ph.D.,Nurturing Our Humanity
Hepsini İstiyorum Hemen İstiyorum
-Her zaman kendini haklı görmek!
-Başkalarının dediğini çok önemsemek
-Dürtüsel alışkanlıklardan vazgeçmeye gönülsüzlük
-Her konuda en iyi olmak zorunda hissetmek…
Bu kitapta erteleme, akademik başarısızlık, madde kötüye kullanımı, aşırı kilo alıp verme, internet bağımlılığı, düzenli spor yapamama, ilişkilerde sadakatsizlik, ayrıcalık arama ve büyüklenme gibi sorunların kökeninde yatan nedenler ve çözüm yolları tartışılıyor.
Yazar Dr. H. Alp Karaosmanoğlu bu tür sorunların kökeninde atalarımızdan bize miras kalan esir veya köle durumuna düşme korkusu olduğunu klinikten ve güncel yaşamdan örneklerle açıklıyor. Bununla beraber, engellenmeye ve mecbur bırakılmaya karşı aşırı hassas kişilerin hissettiği abartılı özgürlük ihtiyacı tanımlanarak baş etme yöntemleri gösteriliyor.
Kitap, günlük yaşamın rutinine katlanmakta zorlanan kişiler için bir rehber olma özelliğini taşıyor.
İnsanın Huzur Arayışı
Nasıl Seri Katil Oldular ?
Kimi kafasının içinde insanları öldürmesi gerektiğini söyleyen bir ses olduğunu iddia etti, kimi sadece zevk için birilerini öldürdüğünü söyledi.
Sebepleri ne olursa olsun, bu insanların tek bir ortak özelliği var:
Hepsi birer seri katil. Seri katiller, yüzyıllar boyunca dünyanın her bir
köşesinde sokaklarda yürüdüler ve yollarda dolaştılar.
“Nasıl Seri Katil Oldular?”dünyanın her yerinden en çarpık, sadist ve korkunç katillerden 150’sini bir araya getirdi.
Birçok seri katil için içlerindeki öldürme arzusu, saçlarının ya da gözlerinin rengi gibi doğuştan gelmektedir.
Ancak uzmanlar, hepsinin ortak noktası olarak yaşadıkları çocukluk travmalarına işaret etmektedirler.
Ancak temelde, geçmişlerindeki hikâyeler ve onları cinayet işlemeye iten sebep ne olursa olsun, “Bu insanlar kötü,” demiştir profil uzmanı Pat Brown. Bundan başka bilmemiz gereken bir şey var mı?
Olmak Cesareti
Olmak cesareti, insanın maske takmadan, “mış gibi” yapmadan, kendi çıplak varoluşuyla, nerede durduğunu, nereye ait olduğunu, nasıl bir dünya tasavvur ettiğini, hiç gizlemeden, utanıp sıkılmadan gösterebilmesi demektir! Korkmadan “Hayır!” diyebilmek, boyun eğmeden dik durabilmek, tahakküme karşı durma cesaretidir.
Bize kendi aklını vasi tayin etmek isteyenlere karşı “Hayır, ben kendi aklımla mesudum, senin aklına ihtiyaç duymuyorum!” diyebilmektir.
Hakikat ve hakikilik, cesaret istiyor.
Kemal Sayar, zamanın ötesine konuştuğu yazılarıyla bize bunu hatırlatıyor.
Bir kaygı döneminden geçiyoruz, ama etrafımızda olan bitenleri, kendi içimizde olan bitenleri dikkatle izliyoruz. Böylesi dönemlerde kendi içimizdeki boşluktan aşağı bakabilmek nasıl da önem kazanıyor! Milletçe, “olmak” cesaretini göstermemiz gerekiyor.
Sevme Sanatı
Bir Eylem Olarak Sevmek.
Her sanat dalı disiplin, odaklanma ve sabır gerektirir. Sanatta ustalaşma, bir çocuğun yeni yürümeye başladığı evredeki gibi düşe kalka ama denemekten vazgeçmemekle elde edilir. Sevmek de içinde sevme ve sevilme eylemini birlikte muhafaza eden bir sanattır. Hatta diğer sanat dallarından daha fazla içgörüye ve anlayışa sahip olmaya ihtiyaç duyar. Bir ustası, bir kılavuzu yoktur; kişinin salt kendisi için ve tek başına edinebileceği bireysel bir deneyimdir.
Sevme Sanatı, bu sanatın nasıl ve hangi araçlarla icra edileceğinin anlatıldığı bir reçete ya da sevginin ne olduğu konusunda binlercesi bulunan bir kişisel gelişim kitabı değildir. Bunun çok ötesinde, artık bir klasik sayılan, hemen hemen tüm dünya dillerine çevrilen, yayımlandığı ülkelerde milyonlarca satan bu kitap, insanlığın geleceği için hümanist bir yaklaşım, sevme hakkında kusursuz bir felsefi manifestodur.
Sevme Sanatı, “sevmek” eyleminin ana hatlarını belirleyen ve bunu felsefe ve psikoloji temelinde ele alan, incitmeyen, eleştirmeyen, dili ve içeriği asla eskimeyen bir kitap.
“Psikoloji alanındaki en önemli çalışmalardan biri.”
—The New York Times

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.