İskele Gazinosu
₺225,00 Orijinal fiyat: ₺225,00.₺192,00Şu andaki fiyat: ₺192,00.
Sevinç Çokum, İskele Gazinosu ’yla bizi öncesi ve sonrasıyla 1960’ların İstanbul’una götürürken dönemin ruhunu, heyecan ve tutkularını nostaljik bir havayla değil de her defasında kendini yeni okumalara açan bir anlatıyla kaleme alıyor. Nicedir duymadığımız bir şarkının hikâyesini, çocukken izlediğimiz bir filmi ve oyuncularını ya da dönemin kendine özgün moda danslarını öyle bir incelikle anlatıyor ki satır aralarındaki hevese katılmadan edemiyoruz.
Kimi zaman hepimizin evlerinin bir köşesinde duran radyoyla ya da sahnede söylenen nihavent makamında bir şarkıyla, kimi zaman da hepimizin aklında kalan bir film sahnesiyle seslenirken bizi sahici yaşantılara tanık etmeye davet ediyor.
Savruk fakat güzel günlerimizden geriye kalan bir sahil bekçisiydi İskele Gazinosu. Onun dans pistinde dolandığımız günler, çocukların çelenklerden çiçek söküp aldıkları düğünler hepsi sahneye konmuş gelgeç ömür parçalarıydı demek. Hepimiz o sahnede durmuş, rolümüzü oynamış, şarkımızı söylemiştik. Sonrası ayrılıklar işte…
| Yayınevi | Kapı Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Sevinç Çokum |
| Sayfa Sayısı | 199 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2018 |
| Boyut | “13, 50 X 19, 50″ |
1 adet stokta
Kapı Yayınları – İskele Gazinosu
Sevinç Çokum, İskele Gazinosu ’yla bizi öncesi ve sonrasıyla 1960’ların İstanbul’una götürürken dönemin ruhunu, heyecan ve tutkularını nostaljik bir havayla değil de her defasında kendini yeni okumalara açan bir anlatıyla kaleme alıyor. Nicedir duymadığımız bir şarkının hikâyesini, çocukken izlediğimiz bir filmi ve oyuncularını ya da dönemin kendine özgün moda danslarını öyle bir incelikle anlatıyor ki satır aralarındaki hevese katılmadan edemiyoruz.
Kimi zaman hepimizin evlerinin bir köşesinde duran radyoyla ya da sahnede söylenen nihavent makamında bir şarkıyla, kimi zaman da hepimizin aklında kalan bir film sahnesiyle seslenirken bizi sahici yaşantılara tanık etmeye davet ediyor.
Savruk fakat güzel günlerimizden geriye kalan bir sahil bekçisiydi İskele Gazinosu. Onun dans pistinde dolandığımız günler, çocukların çelenklerden çiçek söküp aldıkları düğünler hepsi sahneye konmuş gelgeç ömür parçalarıydı demek. Hepimiz o sahnede durmuş, rolümüzü oynamış, şarkımızı söylemiştik. Sonrası ayrılıklar işte…
İlgili ürünler
Bir Psikiyatristin Gizli Defteri
Terapi koltuğunun ardındaki sırlar
Hep onlar mı bizi dinleyecek? Bu sefer geçmişini anlatan bir psikiyatristin ta kendisi. Koltuğa oturun ve kulak kabartın. Dr. Gary Small’un, Boston’un kalabalık acil servis koridorlarından Los Angeles’ın golf sahalarına uzanan hikâyesinde karşılaştığı vakalar kimi zaman tuhaf, kimi zaman da gizemli, ama hepsi gerçek.
Akıl hastalıklarının ilginç dünyasına kapı aralayan Bir Psikiyatristin Gizli Defteri sizi çok şaşırtacak…
Bizim Akdeniz
Ceza Kolonisinde
Ceza Kolonisi’nde, çağımız insanının kaygı ve korkularını, yalnızlığını, kendi kendine yabancılaşmasını, çevresiyle iletişimsizliğini ustalıkla dile getirmiş olan Franz Kafka’nın tüm anlatılarını bir araya getiren bir çalışmanın ilk kitabı. Anlatılar’ın bu ilk kitabı, Kafka’nın kitaplarında yayınladığı anlatılar ile kitaplarında yer almayan, ayrı ayrı yayınlanmış anlatıları dilimizde ilk kez bir arada sunuyor. Kafka’nın yazdıklarına farklı eleştirmenlerce çok farklı yorumlar getirilmiştir. Kimilerince varoluşçuluk bağlamında değerlendirilen Kafka’da kimileri Marksist, kimileri Freudcu etkiler bulmuşlar, kimileri de onun yapıtlarının özünde gerçeküstücü bir mizahın yattığını ileri sürmüşlerdir. Ne var ki, Kafka’nın belki de en belirleyici özelliği, hiçbir kalıba girmemesi, hiçbir akıma sığmamasıdır. Kafka, tüm yazdıklarıyla, 20. yüzyılın en kendine özgü yazarlarının başında gelir.
Gençler İçin Hatıralarla Necip Fazıl
Mektub
“Türkiye’den geliyorum,” dedi üstada adam. “Bu yolculuğu size bir tek soru sormak için yaptım.”
Yaşlı adam ona şaşkınlıkla baktı:
“Çok güzel. Bana tek bir soru sorabilirsiniz.”
“Size soracağım soruyu açık seçik sormalıyım. Sorumu Türkçe sorabilir miyim?”
“Sorabilirsiniz,” diye yanıtladı bilge. “Tek sorunuzu yanıtlamış bulunuyorum. Başka bir şey öğrenmek istiyorsanız, onu yüreğinize sorun, sizi yanıtlayacaktır.”
Paulo Coelho Mektub’da farklı kültürlerin gözünden rengârenk bir deneyim hazinesi sunuyor. Coelho’nun ifadesiyle, “Mektub bir tavsiye kitabı olmaktan ziyade tecrübeleri aktarmayı amaçlıyor.”
Sözlü anlatının her türlü kaynağından köken ayırt etmeden beslenen bu duru metinler okura hem dünyevi karmaşanın ortasında soluklanma hem de kendini daha yakından tanıma fırsatı veriyor.
Yol Hikayeleri
Mekân, kendisi ve doğduğu topraklar arasında döne döne dans edercesine kaçarken, zamana özgü sanılan güçten çok daha fazla gücü olduğunu kanıtlıyor; saatler geçtikçe mekân, zamanın oluşturduklarına çok benzeyen ama bazı açılardan onları da aşan değişimlere neden oluyordu.
“Turizmin altın çağı” olarak kabul edilen modern yüzyılda diğer sanatlar gibi edebiyat da dünyayla yeni bir bağ kurmaya başlamıştı. Thomas Mann da birçok çağdaşı gibi hayatı boyunca seyahat eden, defterlerinde ve mektuplarında bu seyahatlerin kaydını tutan, onları romanlarına ve hikâyelerine taşıyan bir yazardı. Venedik’te Bir Ölüm’ün Tadzio’su ve Büyülü Dağ’ın şifa arayan Hans Castorp’u gibi karakterler de onun gezilerinden ve uluslararası duyarlılığından koparılamayacak karakterlerdi.
Yol Hikâyeleri, Thomas Mann’ın gezgin kimliğine ışık tutan bir derleme; yok olmuş bir dünyaya ait resimsel izlenimlerle dolu bir albüm.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.