Ankara Destanı
₺400,00 Orijinal fiyat: ₺400,00.₺330,00Şu andaki fiyat: ₺330,00.
Bir kentin tarihsel kimliği, gelenekleri ve önemi…
Bu destanda Ankara’nın dünü, bugünü ve tarihi; Türkiye Cumhuriyeti var. Dünlük günlük, sosyal, politik eleştiri ve aşk da… Özellikle Dökmen’in, Ankara’ya, eşine, ağaçlara, kedilere olan aşkı da dile getiriliyor sık sık…
Öte yandan mekân ve özgürlük sorunu, dört boyuta ilişkin görecelilik ve pozitif bilimin özü, özelliği, yaşamın güzelliği
irdeleniyor. Arada destancımız şairliğini ti’ye de alıyor. Destanlar, doğarlar ve büyürler. Ankara Destanı da şairin bahçesinde, bundan böyle büyüyecektir belki de.
| Yayınevi |
Remzi Kitabevi |
|---|---|
| Yazar |
Üstün Dökmen |
| Sayfa Sayısı |
408 |
| Kağıt Cinsi |
2. Hamur |
| Baskı Yılı |
2014 |
| Boyut |
"13 ,40 X 19 ,80" |
| Cilt Tipi |
Karton Kapak |
1 adet stokta
Remzi Kitabevi – Ankara Destanı
Bir kentin tarihsel kimliği, gelenekleri ve önemi…
Bu destanda Ankara’nın dünü, bugünü ve tarihi; Türkiye Cumhuriyeti var. Dünlük günlük, sosyal, politik eleştiri ve aşk da… Özellikle Dökmen’in, Ankara’ya, eşine, ağaçlara, kedilere olan aşkı da dile getiriliyor sık sık…
Öte yandan mekân ve özgürlük sorunu, dört boyuta ilişkin görecelilik ve pozitif bilimin özü, özelliği, yaşamın güzelliği
irdeleniyor. Arada destancımız şairliğini ti’ye de alıyor. Destanlar, doğarlar ve büyürler. Ankara Destanı da şairin bahçesinde, bundan böyle büyüyecektir belki de.
İlgili ürünler
Bağbozumu Şarkıları
Tanrılar arasında insan yalnızlığı mı
İnsanlar arasında insan yalnızlığı mı?
Korkusu küçük düşürüyor hayatımızı.
Ne diyordu ince şeylerin annesi
“Ötekini oku, derinde dipte duranı.”
Kilisenin bahçesinde mumdan bir harita
Bütün göç yollarının iki ucuna tutunmuş
“Geride kalmanın cezasıyım –diyor-
Biliyor musun, hoyratlık değil de
İncelik yakıyor canımı...”
Bu kalabalıkta bu tenhalık--
Sevgilim, bütün sözlerimi
Mazlumların rüyasından seçtim ben.
Budur, düşünmeden bildiğim
Budur, ayaklarına serdiğim has bahçe...
Bütün Şiirleri 1
Bütün Şiirleri 4
Seni yalnız bıraktım diye
Mezarından bile koşarak geliyorum eve.
Islık çalan odalarda
Konuşuyorum konuşuyorum konuşuyorum.
Uzaktan gelmişim, ağzımda sabahın çiy taneleri
Çocuklaşma diyerek çekiyorsun ağzını.
Sonra kaldırıyorum başımı, pencere değil
Sıralı kirpikler gibi çocuk ölüleri.
İnsan acısından utanır mı
Döktüğüm yaşlarla zehirleniyorum.
Bizden geçti de, demiştin, hepsi ölümün rahminde
Bu çocuklar nasıl yaşayacaklar bu ülkede.
Antakya’dayız, Vakıflı Köyü’nde kalbimizi seviyoruz
Bu iyilik içinde kimin aklına gelir ölüm.
Deniz kıyısına gidelim haydi
Mavi, göğsünde uyutur biraz korkumuzu.
İki kişilik bir yalnızlığım fotoğraflarının önünde
Birisi alıp götürdüğün, öteki bırakıp gittiğin.
Çiçekler Üşümesin
Dilek Tuttum Okunsun Ahım Arşa Dokunsun
Mesaj
Siyah Gözlerine Beni De Götür
Nurullah Genç'in hayata armağan ettiği kelimeler, şiirin en güzel duraklarına götürüyor okuru yeniden.
Daha dokunmadan kurudu irem
Çöllere bir türlü yağamıyorum
Yeni bir koşunun başlangıcında
Biraz deprem sonrası
Biraz şehir hülyası
Bir kalp yangınından geriye kalan
Siyah gözlerine beni de götür
Artık bu yerlere sığamıyorum

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.